
Hukuk ve Hak bir hastalık gibi miras alınır.
– J.W. von Goethe
I
Hegel bir yerde tarihsel trajedinin haklı ile haksızın değil, iki haklının çatışmasından doğduğunu söyler. Onun eklemeyi unuttuğu ama Marx’ın hatırladığı şey, böyle iki haklının çatışmasında kararın kuvvet tarafından verileceğidir.
II
Söylemeye gerek yok ama “Hak” bir burjuva kavramıdır. Adalet kurumları yalnızca sosyal gerçeklik özünde adaletsiz olduğu için gereklidir. Ancak bu iki terim birbirini bir arada tutar. Adil toplum diye bir şey yoktur; sadece bu toplumun sonu vardır.
III
Bu son ancak kuvvet yoluyla gerçekleşecektir. Sokak kavgası veren aktivistlerin tüm kasıntılarına ve platformsuzların azarlamalarına rağmen, Sol artık bunu kavrayamıyor. Adalet dilini bütünüyle yutmuştur, ancak asıl trajik olan onu sindirememiş olmasıdır. Ne zaman gücense sadece adaletin iğrenç kokusunu kusuyor. En azından soyut yasal öznenin biçimsel eşitliğini genelleştirmek, yani burjuva hakkını kendi öz imajına daha iyi uymaya zorlamak için yararlı olan ”’Medeni Haklar” konuşması geride kaldı. Artık sadece ayrıcalıklardan bahsediliyor, sanki angarya ve biat dünyasında, sınıf yerine kast, soyut tahakküm yerine kişisel tahakküm, Rechtsstaat yerine Standestaat altında yaşıyormuşuz gibi.
IV
Komünistler adalet için mücadele etmediğimizi ve herhangi bir Hak iddia etmediğimizi bilirler. Yapacağımız resmen adaletsizliktir ve kendini beğenmişler bize bunu söylemekten daha büyük bir zevk alamazlar. Bu yüzden bizim ellerimizde gebereceklerdir. Yapacağımız şey elzemdir. Saint-Just bir keresinde mutluluğun yeni bir fikir olduğunu söylemişti; ne kadar yeni olsa da sadece bir fikir olarak kaldı. Biz onu gerçeğe dönüştüreceğiz. Bizim devrimci pratiğimiz bu cehennemin, içinde var olan ama ortaya çıkarılmamış potansiyelini cennete dönüştürecektir.
V
Marx, insanın hakikati kanıtlaması gerektiğini söylemişti. Şimdiye kadar yanıldık; ama bu her zaman böyle olmayacak. Soyut eşitliğin tarih dışı mantığı üzerine kurulu Hak düşüncesi için böyle bir cümle saçmadır. Hakikat absürt göründüğünde, bir yaşam biçimi yaşlanmış demektir. Öldürülene kadar da ihtiyarlığında sefilce debelenecektir. Ama daha iyi bir şey doğacak mıdır? Cevap yalnızca bilincin sınıfında, iblisin partisinde yatmaktadır.

