Burjuvazi Üstkodlayan Sınıftır – Félix Guattari

Urstaat’ta emperyal güç “çok uzaklardan gelmişti”, kendi yüzü, kendi soykütüğü vardı. (Neolitik düzene dokunmamıştı ya da derinden sarsmamıştı.) Ancak burjuvazi içsel bir çürümedir.

Burjuva kenti ticari akışların kesiştiği noktada doğmuştur.

Ticaret burjuvazisi bir tür gezgin Yahudi olduğu sürece, kendine ait bir kişiliği yoktu.

Burjuva sınıfının otonomisini kuran kraliyet devletiydi. Ekonomik yerliyurtluluk üzerine kurulu segmenter devlet politikaları, burjuva olan bu kodçözücü ajanlara, bu ekonomik kâtiplere ihtiyaç duyuyordu.

Feodalizmde, geleneksel segmenter akrabalık ve ittifak ilişkileri korunuyordu. Burjuva kraliyetinde ise soy, ekonomik yerliyurtluluğu gerektiriyordu. Bunu somutlaştıran burjuvazidir. Kralın ölümü ekonomik segmenterliğin zaferini temsil eder. Burjuvazi ekonomik sınıf haline gelmiştir.

Köylü sınıfı bir dereceye kadar kırsal burjuva sınıfını meydana getiriyordu.

Ancak Fransız devrimiyle birlikte, eski ama devamlı yeniden doğan bir yarık [klivaj] ortaya çıktı: düşman, kentli burjuvadır, tüccardır, vergi tahsildarıdır, hukuk adamıdır, entelektüeldir, para akışının adamıdır.

Bu köylü sınıfı, tarihin akışı içinde ekonomik devrimin gelişimini ve onun makinesel devrimine uzanmasını engeller. Arkaik köylülüğü olmayan ABD ve üst-arkaik köylülüğü olan Rusya örnekleri zayıf halkalardır. Kent ve kır arasındaki karşıtlık, kentsel makine ve arkaik yerliyurtluluk arasındaki karşıtlığa dönüşür.

Ancak burjuvazi kendi meşruiyetini, ekonomik soy düzenini kurmak için kendini üst-arkaikleştirir.

Bu, kapitalist semiyotik makinenin asefal öznesidir.

Bu semiyotik makine aslında endüstriyel makinizmle özel bir ayrışma içindedir.

Burjuvaziyi kentsel makineden kamulaştıran (ya da kamulaştırmaya çalışan) sermaye makinesi, borsa, piyasa vb.dir.

Böylece sermaye makinesi arkaizm cephesiyle karşılaşır: şirket artıkları, köylü sınıfı, gelişmekte olan işçi sınıfı vb.

Sermaye makinesi endüstriyel, bilimsel vb. makinelere bağlandıkça, burjuvanın arkaikleşmesi pekiştirilir.

Makinizme bağlanan işçi sınıfı da arkaikleşmeye katılır. Aslında son yüz yılın siyasi tarihi üç burjuvazinin tarihidir:

– (ticari) kent burjuvazisi

– toprak sahibi burjuvazi

– burjuva işçi sınıfı.

Üçü de sınıfsal temeli olmayan ve asla da olmayacak olan bir sanayi devriminin müdahalesine karşı savaşıyordu. Ancak sınıf tamamen ortadan kalktığında makinizm iktidara gelecektir. On dokuzuncu yüzyılın sınıf mücadeleleri birbirine karşıt değildi. Onlar anti-üretimsel düzenlemelerdi. Paris Komünü ideolojik ve sosyal olarak kent burjuvazisinin elindeydi: bu, arkaik kentsel yerliyurtluluğun kargaşa içindeki ulusal-kozmopolitizme karşı mücadelesiydi.

Arkaikleşme açısından, hayali — faşistleştirici — Urstaatik bir perspektifte, iki değil tek sınıf vardır: evrenselleştirici meşruiyet arayışındaki burjuvazi.

Lenin, revizyonistlere karşı iki kutuplu karşıt sınıf istediğinde, bu, makinesel devrimine toplumsal destek sağlamaya çalışmak içindir. İkinci Enternasyonal’in 1914’teki başarısızlığıyla karşı karşıya kaldığında, tıpkı öğrencilerden yapay bir işçi partisi inşa ettiği gibi, yapay olarak yeni bir Enternasyonal ve yeni bir enternasyonal işçi sınıfı inşa etti! O haklıydı!

Devrimci sınıf sosyolojik olarak mevcut değildir. Onu karşıtlıkların diyalektiğinden değil, tekrarlama düzeyinde inşa etmek zorundasınız. Aksi takdirde, burjuvazi hangi sınıfı sosyal-demokratikleştirirse hemen onu geri alır. Yani işçi sınıfına, örneğin halk cephelerine entegre edilen makinesel faktör, burjuva tarafından hemen kodçözümüne uğratılır. Artı-değerin kodlanmasıdır. Bilgi sermayesi, kapitalist makine üretimine bağlı makinesel sermaye (örneğin: Halk Cephesi başarısız olduktan sonra İspanya’nın yapabileceği tek şey bitkisel hayata girmekti).

Kodçözücü sınıf olan burjuvazi, her zaman kendisinin de kodunun çözülmesi tehdidi altındadır: dolayısıyla üst-arkaizasyon eylemini gerçekleştirir.

Semiyotik sermaye makinesi [çoğunlukla] kendisi için ve kısmen de endüstriyel makinizm için çalışır. Örneğin: sabit sermaye değişken sermaye ile orantılı değildir, buna makinizmde kendini kamulaştırma eğiliminde olan burjuvazi de dahildir. Bu da, enternasyonal ölçekte “sosyalist” bürokratlar sınıfı da dahil olmak üzere, tüm pseudo-sınıfların, sınıf simülakrlarının devasa, makinesel-karşıtı koalisyonuna yol açar.

Heimatlos Kültü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin